İcatlar – Daghan.com – Gerekirse YAZARım https://daghan.com Teknoloji, sosyal medya, veri merkezi (datacenter) üzerine Wed, 27 Jan 2021 23:37:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.2.2 https://daghan.com/wp-content/uploads/2020/06/logo.ico İcatlar – Daghan.com – Gerekirse YAZARım https://daghan.com 32 32 TESLA MODEL X hakkında 32 etkileyici özellik… https://daghan.com/tesla-model-x-hakkinda-32-etkileyici-ozellik.dgn https://daghan.com/tesla-model-x-hakkinda-32-etkileyici-ozellik.dgn#respond Thu, 12 May 2016 10:30:54 +0000 https://www.daghan.com/?p=4185 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK’la birlikte üzerinde çalıştıkları menzili artırılmış elektrikli otomobil projesinin Tesla’nın 1 haftada 400 bin adet sipariş alan modelinden daha iyi ve iddialı olacağını belirtti.
Bakanın açıklamasına göre; biz yapana kadar şimdilik en iyisi TESLA diyor ve 32 çarpıcı özelliğe göz atıyoruz.
Elektrikli araba konusunda tüm ezberleri bozan TESLA’nın MODELX aracının çarpıcı özellikleri, teknoloji severleri mutlu etmeye devam ediyor.
Tesla Model X, Tesla Motors’un SUV aracıdır. Şirketin çıkardığı 3. araç olsa da Model S ile bir çok ortak noktası olduğundan 2. nesil klasmanındadır. 3 nesil 2017-2018 gibi çıkması planlanan Model 3‘tür.
MODEL X’in özelliklerin sunulduğu bu video ile elektrikli araçtaki teknolojik rekabet tüketiciyi mutlu edecek gibi görünüyor.

]]>
https://daghan.com/tesla-model-x-hakkinda-32-etkileyici-ozellik.dgn/feed 0
Bisikletinizi anında e-bisiklete dönüştürün. https://daghan.com/rubbee-elektrikli-bisiklet.dgn https://daghan.com/rubbee-elektrikli-bisiklet.dgn#respond Sun, 06 Mar 2016 14:04:06 +0000 https://www.daghan.com/?p=3929 Elektrikli araçlar hayatımıza her geçen gün daha fazla giriyor ve amatör olarak başlayan bir çok proje gelişerek hayatımızı kolaylaştırıyor.  Yeni bir bisiklet almadan, mevcut bisikletlere kolayca montajı yapılabilen Rubbee Ondemand e-bike sloganı ile tüm bisiklet sahiplerine anında e-bisiklet keyfi vadediyor.
Montajı kolay bu harici ürün, aynı zamanda kolayca sökülebiliyor. Bu kolay sökülme durumu içinde zincir veya şifreli kilidin kolayca geçirilebileceği bir yapısı bulunuyor. (Hırsıza kilit dayanmaz)
rubbee
Bu bisiklet motoru, taşınabilir bir icat olduğu gibi takmatik  tak çalıştır bir yapıya sahip. 4 saatte tam şarj olan Rubbee, bir şarj ile 25 km/s hızla 25 km yol gidebiliyor. Bir diğer avantajıda; bu aracı başka bisiklet sahipleri ile paylaşabiliyor olmanız.
 

250W motor gücü olan Rubbee, 6.5KG ağırlığında. Ürünün kutu açım videosu ile aklınızdaki soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Bu kutu açım videosunda ayrıca cihazın kolay kullanımı deneyim ediliyor.

Rubbee nereden satın alabilirim?
Türkiye’de şimdilik satışı olmasa da bu ürüne sahip olmak için yurtdışına çıkan bir dostunuzun kapısını çalmanız gerekiyor.
Rubbee satış noktalarıhttp://www.rubbee.co.uk/where-to-buy

]]>
https://daghan.com/rubbee-elektrikli-bisiklet.dgn/feed 0
Fiber optik ışığı, geleceği taşıyor. https://daghan.com/fiber-optik.dgn https://daghan.com/fiber-optik.dgn#respond Thu, 03 Mar 2016 21:44:23 +0000 https://www.daghan.com/?p=3893 Yüksek kapasiteye sahip verinin(data) uzak iki nokta arasında iletilmesinde kullanılan yegane yöntem fiber optik iletim teknolojisidir.

John Tyndall Işık yolu deneyi
Işık, kavisli su yolu içinden ilerliyor.

1854 yılında ingiliz bilim adamı John Tyndall kavisli bir su yolunu takip ederek ışığın bu kavisli yol üzerinden ilerleyebildiğini kanıtladı. 1880 yılında Alexander Graham Bell  photophone ismini verdiği optik telefon sisteminin patentini aldı.
1958 yılında lazerin icadı sonrasında 1966 yılında Charles Kao lazeri cam fiberin içinden geçirerek bu alanda büyük ilerleme sağladı.
Birden fazla ışık dalga boyunun aynı fiber kılı üzerinden iletilmesi ile hızı daha da artan fiber gücü 1997’ye gelindiğinde 40Gb/sn’lik hızla 300 Km iletim imkanını sağladı. 2000’li yıllarda ise ulaşılan hız terabit seviyesine ulaştı.

İletişimde bugün için bildiğimiz en hızlı hareket edebilen ışığı iletişim için kullanabiliyor olmamız bilgiye ulaşımımızı kolaylaştırıyor.
İki tarafın da lazer kaynağından gönderilen ışığın, insan saç teli kalınlığında, saf bir cam ip üzerinden iletilmesi prensibiyle çalışan bu iletim teknolojisinin bir diğer avantajı da nemli, rutubetli, elektriksel alan parazitlerinin yoğun olduğu yerlerden etkilenmemesi ve her zaman stabil bir bağlantı sunması. Tüm bu özellikleri ile fiber optik yatırım, çağın hem ihtiyacı hem de olmazsa olmazı arasına girmiş durumda. Bu teknolojinin yaygınlaşması için ise ülkeyi fiber hatlarla sarmak ve her noktaya ışığın gücünü ulaştırmak gerekiyor. Işığın gücü yaygınlaşmadan internet ve bilgiye ulaşım hızlanamıyor.

Fiber optik altyapı kurulması için gerekenler; kazı izni verilmesi, altyapı işletmencilerinin desteklenmesi ve mevcut şebekenin paylaşılması.
BTK raporlarına bakıldığında alternatif işletmecilerin toplam 53,3 bin km, Türk Telekom’un ise büyük miktarı özelleştirilmesinden önce, kamu kuruluşu olduğu zamanlarda inşa edilmiş 197.262 km’lik fiberi bulunuyor. Fiber altyapı kurma bedelinin yaklaşık %80’inin kazma, kapama gibi inşaat maliyetleri oluşturduğundan, Türk Telekom’un fiber şebekesini, kanal ve gözlerini ücreti karşılığında diğer işletmecilere kullandırması gerekiyor. İçinden kablo geçen gözlerin doğalgaz, elektrik şirketleri gibi hali hazırda sürekli kazı yapan şirketlere kullandırılması ile ara geçişler tamamlanarak fiber altyapının daha hızlı yaygınlaşması sağlanabilir.
Tüm dünyada öncelikli olarak mevcut altyapının paylaşımı esası kabul görüyor. Türk Telekom’un kendi şebekesini paylaşmak istememesinden ötürü yeni fiber şebeke tesis etmek isteyen yeni nesil işletmeciler, yatırım yapmak istemelerine rağmen çok çeşitli engellerle karşı karşıya kalıyor. Fiber şebeke yatırımı yapmak isteyen yeni nesil işletmeciler için ise iki yol bulunuyor. Bunlardan ilki, kendi şebekesini kurmak. Bir işletmecinin kendi şebekesini (fiber kablo, kanal, göz) kurabilmesi ve kamu/özel mülkiyet altındaki arazilerden geçebilmesi için kazı yapma izni alması gerekiyor.
İkinci yol ise “Tesis Paylaşımı” adı verilen mevcut milli yeraltı kablo kanallarından isteyen işletmecilerin makul bir bedel karşılığı faydalanması yolu. Bu yolla her işletmecinin kendi kazısını yapmasının yerine, mevcut kurulmuş fiber şebekesinin bedelini ödeyen diğer işletmeciler tarafından kullanılması amaçlanıyor. Bu sayede fiber şebekelerin yaygınlaşması büyük hız kazanabiliyor. BTK’nın ilgilendiği “Tesis Paylaşımı” konusunda da çok gecikmeli olarak yapılan düzenlemeden, beklenen sonuç alınabilmiş değil.
Kısacası, fiber şebeke yatırımı yapmak işletmeciye “dur, yatırım yapamazsın” deniyor. Bununla birlikte BTK’nın 2011 tarihli Fiber Muafiyet kararı sektöre yeni işletmecilerin girişini ve sektörde yer alan diğer işletmecilerin Türk Telekom ile rekabet etmesini güçleştiriyor.  *Telkoder

“Küçük hesapları bırakalım arkadaşlar. Aman o fiber yaparsa biz zarar ederiz, bizim işler geride kalır, bunları bırakalım.”
Uzun yıllardır devletin korumacı tarafından faydalanan hakim operatörün, fiber yaygınlaşmada geri kalıyor olması, ülke internet hızının dünyada 55. sırada olması gibi etkilerle, verilen bu desteğin devamı gelmeyecek gibi görünüyor. Geçtiğimiz günlerde 4.5G imza töreninde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, hiç gecikmeden bir fiber seferberliğin başlatılması gerektiğini belirterek şunları söyledi;

Binali Yıldırım
Binali Yıldırım: Küçük hesapları bırakalım!

“Burada da küçük hesapları bırakalım. ‘Aman o fiber yaparsa biz zarar ederiz’ bunları bırakalım. Siz nasıl öne geçeceksiniz. Performansınızla, ortaya koyduğunuz hizmet çeşitliliği ile hizmet kalitesi ile içerikle öne geçmenin yollarını arayacaksınız. Yollara barikat kurarak üstünlük sağlamak olmaz. Onu yapanların memlekete ne kadar zarar verdiğini birlikte görüyoruz. Bu fiber konusunu ben burada söylemiş oluyorum. Bundan sonra da bütün operatörlerimizin küçük hesapları bırakıp büyük fotoğrafı görmelerini istirham ediyorum. Biz de bu konuda uygulamada yaşanan sorunları biliyoruz ve giderilmesi için çalışmalara başladık. Göreceksiniz bunu yaptığımız zaman herkes kazanacak. Sizler de kazanacaksınız, ülke kazanacak, milletimiz kazanacak.”
Fiberliyor muyuz?
Fiberin reklam sloganı olmaktan çıkması için bu seferberliğe; operatörü, kullanıcısı yani hepimizin katılması gerekiyor. İdare bu konudaki eksiklikleri görmeye, kabullenmeye başladığına göre altyapının ve altyapı gelişmesi ile birlikte internet hızımızın ülkemize yakışır bir noktaya gelmesi biraz da bizim ellerimizde. Tüketicilerin taleplerini daha yüksek sesle dile getirmesi, fibere taş koymayan, gerçekten yatırım yapanın yanında olması bu işin anahtarı olacaktır.
John Tyndall tarafından 1854’de başlatılan bu hikayede Türkiye hak ettiği rolü çok geç olmadan, bugün almalıdır.

]]>
https://daghan.com/fiber-optik.dgn/feed 0
HP Moonshot ile tanışın https://daghan.com/hp-moonshot.dgn https://daghan.com/hp-moonshot.dgn#respond Sat, 26 Oct 2013 08:30:03 +0000 https://www.daghan.com/?p=2517 HP’nin yeni ürünü Moonshot’u tanıttığı etkinlik 25 Ekim’de Four Season Bosphorus’da gerçekleşti. Modüler sunucu sistemi olarak tanımlanabilecek Moonshot’la HP, herkesin ihtiyacı kadar işlemci gücü satın alabileceğini ve maliyetlerini düşürebileceğini vaad ediyor.
Ürün ile ilgili notlarımı aktarmadan önce hem İstanbul’a gidişimden, hemde uzun süredir hakkında bir iki satır yazmak istediğim BUDO‘dan bahsetmek istiyorum.
Etkinlik günü biraz uykumdan da feragat ederek BUDO’nun sabah 07:00 Bursa-İstanbul seferine yetiştim. BUDO, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kısa süre önce Bursalılar’ı İstanbul’a daha kolay ve ucuz taşımak için başlattığı deniz otobüsü hizmeti… İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin özelleşen İDO’sunun özelleşme sonrası uyguladığı hatalı bilet satış stratejisinin kuruluşuna katkıda bulunduğu BUDO’nun, alternatif bir varış iskelesine sahip olması BUDO için büyük bir avantaj. Varış iskelesi İstanbul-Kabataş olan BUDO, bu etkinliğe de gidişte özel araçla ulaşımın eziyetinden beni kurtardı. İskeleye sadece 5 dakika uzaklıktaki Four Season’a ulaşmam da oldukça kolay oldu. İstanbul’un trafik çilesini yaşamadan Bursa’dan yola çıkıp 2 saat sonra etkinliğe ulaşmış olmam ve etkinlik sonrası mesai saati bitmeden geri dönebiliyor olmamı sanırım İstanbullu dostlar kıskanmışlardır.
Moonshot’a geri dönersek HP’nin, lansmanda da dile getirdigi gibi bu ürün daha çok veri merkezleri hedefli bir platform olarak piyasaya giriyor. Aynen ofislerde bulunan kahve makineleri mantığı ile hazırlanan yapıda; bir ana platform üzerine istenen lezzette ihtiyaca uygun takılabilen kartuşlar ile müstakil sunucular elde edilebiliyor.
Bir sunucunun internete ulaşması için; Anakart, işlemci, hafıza, saklama alanı, güç kaynağı, network kartı ve ağ bağlantısı için bir anahtarlama cihazı olmazsa olmaz bileşenler.
Çesitli güçlerde ve özelliklerde olabilen sunucuların tümünde ise ortak bileşenleri düşünürsek; güç kaynağı, network kartı ve anahtarlama ürünü, kümenin kesişim noktasını oluşturuyor. İşte tam bu noktada Moonshot, sunucu bileşenlerinin kesişim noktalarını bir platform içinde toparlayarak geriye kalan elemanları da küçük kartuşlara yerleştirmeyi başarmış durumda.
HP Moonshot
İşte bir server bu kadar küçülmüş durumda. Moonshot kartuşu iki parmağımın arasında…

Aşağıda Moonshot sunumunda bilgisi verilen can alıcı noktaları sizler için özetleyeceğim ve konuyla ilgili kendi yorumlarımı da altına iliştireceğim.

Fiziksel alandan tasarruf

Yerden büyük ölçüde tasarruf sağlayan yapıda 4U’dan biraz fazla bir alanda 45 adet fiziksel sunucu barındırılabiliyor. Veri merkezleri açısından fiziksel alanın verimli kullanımı, bu metrekarelerin imalat maliyetinin yüksek olması nedeniyle çok önemli. 45 adet 1U sunucunun sadece 4 sunucunun kaplayacağı bir alana sığıyor olması işte bu açıdan çok avantajlı.
Tanıtımda birden fazla Moonshot platformunu, bir kabin içine yerleştirilerek yerden optimum tasarruf sağlamanın mümkün olduğu bilgisi paylaşıldı. Ancak burada bir realite var ki üst üste yerleştirilmiş Moonshotları taşıyacak kabin ve ortam yaratmak güç olacağı gibi kabinde üst bölümlerde yer alan Moonshotların yerleştirilmesinde fiziksel riskler bulunmakta. Bir kabin içine en fazla 2-3 Moonshot yerleştirmek ve kalan alanların standart serverlar ile doldurulması daha gerçekçi bir bakış açısı olabilir.

Enerjiden tasarruf

Öne çıkartılan bir diğer özellik ise toplamdaki enerji tasarrufu. Güç kaynağının ortak olması ve Moonshot içinde gelen dahili switch yapısı ile tüm iş, platform içinde çözülmekte. Yine soğutma için de ortak fan sistemi kullanıldığından (Takılan kartuşlarda ayrıca bir soğutma sistemi yok) bir kartuşun enerji tüketimi ortalama 40W olarak hesaplanmakta. Bu açıdan tam yüklü bir Moonshot 2000W enerji tüketerek birimdeki enerji maliyetini aşağı çekmekte.
Sunucu sayısının yüksek olmasından dolayı enerji tüketiminde ince hesaplar peşinde olan veri merkezleri için bu durum kesinlikle bir avantaj. Kartuşların enerji tüketim değerlerini, soğutma giderlerini de eklemek sureti ile kaba bir hesaplama yaptığımızda kartuş başı 5$ lık bir enerji maliyeti çıkartmak mümkün.

Modüler yapı

Teknoloji ve tasarım gereği Moonshot slotlarına ister CPU birimi, istersek disk birimi veya sadece üzerinde diski olan kartuşlar veya sadece CPU içeren kartuşlar takabiliyoruz. Sistem tüm slotların dolu olmasını beklemiyor ve 1 adet kartuşla bile çalışabiliyor.
Modülerlik her zaman tercih ettiğim bir yapı olduğundan Moonshot’un bu özelliği beni fazlası ile tatmin etti. Ama ve lakin HP şu aşamada satışta platformu tam dolu olarak satmak istemekte. Yani ürünü seçerken 45 slot içinde karar verilmeli ve ürünü dolu almalısınız. Neden böyle bir yol izlendiğini ben tam olarak anlayamadım ve bu konudaki yorumumu da yaparak ürünün asla bu model ile piyasaya girmemesi gerektiğini belirttim. Hatta zaten gelecekte kartuş bağımlısı olunacağından taban sistemin çok uygun maliyet ile satılmasının veya şase yanında 4-5 modül başlangıç bundle paket yapılması gerektiğini HP’ye ilettim. Zaman içinde ek modülleri çıkacak bir ürünü şu aşamada dolu alıyor olmak bana hiç mantıklı gelmedi. Keza bir çok kişi içinde bunun bu şekilde algılanacağına eminim.

Yeni gelecek kartuşlar

Şu andaki kartuşlarda 2 Ghz 2 çekirdek Atom işlemciler kullanılmakta. Verilen bilgiye göre çok yakında 2.6 Ghz 8 çekirdek Atom işlemci barındıran kartuşları görebileceğiz. Hafızada ise yeni kartuşlarda 32 Gbyte’a varan bir artışın bilgisi veriliyor. Yine Intel CPU’lar dışında AMD’de kartuşlarda kullanılıyor olabilecek. Yine çeşitli disklerin yer alacağı SAS,SSD kartuşlarda yakında pazarda olacak.
İşin müşteriye pazarlama kısmının can alıcı noktası olan işlemci, hafıza, disk bileşenleri gelişmeye en muhtaç alanlar. Özellikle Türkiye’de Intel Atom işlemcilerin netbooklar ile hayatımıza girmiş olmaları Atom’a karşı bir antipati oluşturmuş durumda. Her ne kadar 8 çekirdekli Atom’lar kısa dönemde ürün ailesine eklenecek olsa da işin sonunda cpu’nun adının Atom olması, düşük performans ile özdeşleştirilen bu işlemcili kartuşların son kullanıcıya pazarlanmasını biraz zorlaştıracak. Yinede ben bu noktaya çok fazla takılmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Neticede üretilen bir mimari ve kartuşun içindeki CPU zaman içinde değişim gösterebilir. Önemli olanının bu noktada platformun kendisinin benimsenmesi olacağını düşünüyorum.

Sistem Yönetimi

Sistemin bir diğer özelliği de kartuşlardaki işletim sistemlerinin el değmeden kurulması. Şu anda ana birim için yönetim text tabanlı olsa da kısa süre içinde görsel bir web arayüzün gelmesi kaçınılmaz. Kartuş yönetimi daha görsel bir arabirime sahip. Kartuşlara uzaktan pxe boot ile kolayca işletim sistemi kurulabiliyor. Yazılım ile istenen kartuştan kısa sürede imaj almak ve yedekleme yapmak mümkün. Aynı zamanda hazır imajlarda kartuşlara kolayca işlenebiliyor. Bu şekilde fazla ter dökmeden 45 adet sunucu kurulumunun kendi kendine yapılmasının mümkün olduğu uygulamalı olarak gösterildi.

Ağ Anahtarlaması

Moonshot içinde kendine ait anahtarlama cihazı da barındırıyor. Bu sayede 45 sunucu için ayrıca bir ağ kablolaması yapmak gerekmiyor. Şu anda her bir kartuşun 2 adet fiziksel portu bulunmakta ve kartuşlarda bulunan portların kapasiteleri 1GBps şeklinde. Yeni kartuşlarda port sayısının artacağı bilgisi verilirken, ana sistemin çıkışı ise istenirse fiber olarak 10 veya 40 olarak ağa bağlanabiliyor.
Sistemde kullanılan bu portların sanal olmadığını belirtmek isterim. Bu açıdan kartuşların üzerindeki portları bulut sistemdekiler ile karıştırmamak gerekiyor. Tanıtımda anahtarlama cihazının layer2 olduğu bilgisi verildi. Vlan, interface gibi imkanların varlığını sorduğumda ise bunların mümkün olduğu bilgisini aldım. Bu durumda Moonshot içindeki anahtarlama elemanı için layer3 demek hatalı olmayacaktır.

Moonshot bence nedir?

Bu ürünü değerlendirirken bir veri merkezi işletmecisi açısından işin son kullanıcı satış ayağı ile ürünün mimarisinin değerlendirmesinin ayrı yapılması gerektiğini düşünüyorum. Günümüzde giriş seviyesindeki bir sunucuda bile sanallaştırma ile 2-3 bölümleme yapabiliyorsak, CPU güçlerinin ihtiyaçlardan fazla olduğunu kabul etmek gerekiyor. Evet, Moonshot modüllerimdeki işlemciler Atom algısı nedeniyle şu aşamada pazarlanabilir değiller ama kısa süre sonra basitçe modüldeki bir CPU değişimi ile bu sorun kolayca aşılabilir. Tüm bu bilgiler ışığında kendini sanallaştırmaya ezdirmek istemeyen HP’yi yeni bir şeylerin peşinden koşmasından ötürü kutlamak gerekiyor.
[quote]Değişimden korkmayın. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır…[/quote]Ve son olarak nazik davetlerinden ötürü HP Türkiye ekibine, organizasyonun ev sahipliğini yapan İstanbul’un eşsiz boğaz manzarası eşliğinde sektördeki dostlarla birlikte bizi ağırlayan ve uzunca sohbet etme şansı bulduğum HP Sunucu Ülke Müdürü Merden Kahvecioğlu’na teşekkürlerimi iletirim.

]]>
https://daghan.com/hp-moonshot.dgn/feed 0
iPhone 5 boya küpüne düştü! https://daghan.com/apple-iphone-5c.dgn https://daghan.com/apple-iphone-5c.dgn#respond Wed, 11 Sep 2013 15:38:52 +0000 https://www.daghan.com/?p=2220 iphone5cRahmetli bu dünyadan göçüp gidince geride kalan mirasyediler, uzun süredir Steve Jobs tarafından engellenen projelerini bir bir hayata geçirmeye başladılar.

Tablet dünyasının boy standartını belirleyen Jobs için tabletlerin daha küçük olması anlamsızdı. Ama ölümünden hemen sonra teknolojik bir yenilik getirmeyen sadece ebadı küçülen iPad Mini ürünü ile tanıştık. Şimdi ise Apple’ı şahlandıran iPhone ürünü için gidişat pek iç açıcı değil.

Nokia: Taklit etmek, övgünün en iyi şeklidir.

iPhone 5C ürünü ile gelir seviyesi düşük kullanıcı ve pazarları hedeflediğini söyleyen Apple’ın, bu yeni üründeki özellikleri iPhone 5 ile neredeyse aynı. Prestij kaynağı, kaliteli ürün arayanların tercihi olan iPhone kullanıcılarının kalbini kırmamak için kullanılan “Ama iPhone 5C ucuz!” tanımı sadece 100$ ucuz fiyatı ile açıklamalarla örtüşmekten çok uzak. iPhone 5C’nin ucuz görünmesi için tek yapılan Nokia’dan devşirme renkli arka kapaklar.

nokiavsiphone5cNokia’nın lansman sonrası “Taklit etmek, övgünün en iyi şeklidir.” göndermesi de düşünülünce Apple açısından tam bir karizma kaybı yaşandı denilebilir. Genelde bu tip yeni ürün lansmanları sonrası değer kazanan Apple hisselerinin %3 düşüşü de bu konudaki yorumlarımı doğrular nitelikte…

Boya küpüne sokup çıkartılan, yeniden paketlenip müşteriye sunulan cihazlar yerine artık teknolojik olarak yenilikleri bekler duruma geldik. Samsung/Android cephesinin de elinin armut toplamadığını düşünürsek, bu kadar basit satış stratejilerini; “yıllarca kuş serisi araçları piyasaya süren Tofaş bile yapmamıştı” demekten kendimi alamıyorum.

]]>
https://daghan.com/apple-iphone-5c.dgn/feed 0
iPhone 5 Gelmiştir! https://daghan.com/iphone5-gelmistir.dgn https://daghan.com/iphone5-gelmistir.dgn#respond Thu, 13 Sep 2012 10:52:14 +0000 https://www.daghan.com/?p=1317 Yer bir alışveriş merkezi, oyuncakçının önü. Beğendiği oyuncak için talebini ortaya koyan çocuk feryat figan bağırıyor; “İstiyorum! İstiyorum! Onu istiyorum!”.

Ama çocuk ebeveyni tarafından kolundan çeke çeke dükkanın önünden uzaklaştırılıyor. Nede olsa çocuğun istediği o oyuncak pahalı, gereksiz ve aynından zaten var

12 Eylül 2012’de Apple tarafından yapılan yeni iPhone 5 lansmanında görüntülü canlı yayın olmadığı için etkinliği 3 web sitesi, ve Burak tarafından yapılan radyo programından takip ettim. 8 Haziran tarihli iPhone Geliyor yazımda paylaştığım videoda görülen cihaz, ete kemiğe bürünmüş olarak karşımıza çıkıyor. Gözler rahmetli Steve Jobs’u arasa da, siyah gömlek, kot pantalon ile sunumu Tim Cook yapıyor.

Yeni iPhone 5;

  • Ekranı: 3.5 inçlik ekran 4 inçe büyümüş. Google Maps yerine farklı haritanın kullanıldığı yeni uygulama da iOS 6 ile kullanıma sunuluyor. Özellikle 3d grafik konusundaki gelişim ve 3d oyun demosu güzel görünüyor.
  • 4G desteği olan cihaz için ülkemizde çok ümitli olmamak gerekiyor. Wi-fi’den bile hızlı iletişim vaadeden bu teknoloji için ülkemizdeki ilerleme çok kolay olmayacak.
  • Nano simkart kullanacak iPhone 5 için şuan Türk operatörlerin bir açıklaması yok. Bu açıdan binbir zahmetle telefonlar gelse de simkart sorunu yaşanması olası. Ancak 2-3 haftaya  oluşacak yoğun baskı neticesinde, iPhone 5 uyumlu sim kart problemi cihazlar yasal olarak Türkiye’ye gelmeden önce çözülebilir.
  • iPhone 5 eskisine göre 2 kat hızlı A6 işlemci kullanıyor.
  • iPhone 5 LTE yani en hızlı mobil intetnet bağlantısını destekleyen antene sahip.
  • Artık kablosuz iletişimin çok hızlı olması nedeniyle kablo ile yapılacak data aktarımlarında hızın önemsiz olduğu vurgulanıyor ve iPhone 5’te şarj ve data girişinin küçültüldüğü açıklanıyor. Ancak ebat değişikliği nedeniyle eskiden satın alınan ses sistemleri gibi eski arabirimleri bir çevirici ile yeni iPhone’da kullanabiliyorsunuz.
  • iPhone 5, 7.8 mm ile %18 daha ince ve 112 gram ağrılığıyla eski modeline göre daha hafif.
  • iPhone 5’in 8 megapiksel kamerası var. Panoromik fotoğraf çekimi ve HD video çekimi yapıyor. Fotoğraf çekim hızı 2 katına çıkartılmış.

Büyük heyecanla beklenen lansman sonrası büyüklere balon; “iPhone 5 için nereye gidip de alsak?”, “Hangi yurtdışına çıkacak arkadaşdan istesek?” hesapları başladı bile. Türkiye’ye bavulda girecek ilk cihazların ise karborsa satılacağı kesin. Yukarıda sayılan teknolojik gelişimler birçokları için önemli veya hayatında kullanılabilir olmasa da şekilciliği yaşam biçimi olarak benimsemiş toplum için iPhone 5 sahibi olmak bir sınıf atlama göstergesi olacak. Bu açıdan ilk önce cihaza sahip olma arzusu nedeniyle 750$ civarı A.B.D’den satın alınacak un-lock (fabrikadan kilitsiz) modellerin, Türkiye’de 3000 TL ve üzeri rakamlardan rahat satılabileceğini söyleyebilirim.

“Dükkanımıza Yeni iPhone Gelmiştir!” yazan mağaza camekanları önünde, kredi kartı extresini düşünüp, düşünüp iç çeken yetişkinler göreceğimiz günler hızla yaklaşırken, bu sefer yetişkinleri çocuklar kollarından çekip aynını söyleyecek;

Pahalı, gereksiz ve benzerinden zaten var…”

]]>
https://daghan.com/iphone5-gelmistir.dgn/feed 0
Soğut bizi, üşüt bizi! https://daghan.com/klima-nasil-calisir.dgn https://daghan.com/klima-nasil-calisir.dgn#respond Fri, 15 Jun 2012 17:13:47 +0000 https://www.daghan.com/?p=923
Montaj sırasında canlarını tehlikeye atan cefakar,kahraman klimacılar…

Sıcaklardan insanlığı kurtaran, termodinamiğin ikinci kanununun bize hediyesi, büyük icat Klima!
Hava sıcaklığının artması ile birlikte; Artık evlerimizde, ofislerimizde bu sıcak günler için göreve hazır klimalarımızı çalıştırma vakti geldi. Pili bitmiş kumandaların pilleri değiştirilsin, tozlanmış filtreler temizlensin…

Birazdan; uzun yaz günlerinde arkadaş, iş, aile ortamlarında yapılması muhtemel klima sohbetlerinde sıkça sorulan soruların yanıtlarını önceden biliyor olacak, sohbetlerde bir adım önde olacaksınız.

Klima kullanımının sürüş güvenliğine etkisi?
Araç içi sıcaklığın 27 dereceye ulaşıldığı durumlarda sürücülerde dış seslere gösterilen reaksiyon süresinin % 20 ve daha da üzerinde oranlarda arttığı saptanmış, sıcaklık 27 derecedeyken 21 derecenin iki katı oranında sinyaller dikkate alınmayarak atlanmış, yüksek ısıdan etkilenen sürücünün 0,5 promil oranında alkol alan bir sürücüyle aynı durumda olduğu saptanmıştır. Bir çok kazaya yol açan saniyelik uykunun %32’si yüksek sıcaklık nedeniyle meydana gelmektedir.

Klima havayı temizler.
Ev, ofis tipi standart klimalar iklimlendirme yapabilmek için iç üniteye ortamın havasını çekerken havayı filtreden de geçirmektedir. Bu durum iç havanın devir daim ile temizlenmesini sağlamakta ancak dışarıdan oksijen/temiz hava eklenmediği için, bir süre sonra ortam havası kalitesini kaybetmektedir.

Klimayı ilk açışta çok düşük ısıya ayarlamak hızlı soğumayı sağlar.
Araçlarımızda, ev, ofis ortamlarında sıklıkla karşılaştığımız bu durum tamamen hatalı bir kullanım şeklidir. Klimanın soğutma kapasitesi belli olduğundan, klimanın ısısı ne kadar düşük ayarlanırsa ayarlansın klima, aynı güçte çalışacaktır. Klima üzerindeki ısı ayarı sadece klimanın hangi sıcaklıkta durması gerektiğini belirler. 18 dereceye soğutulmuş bir ortamda sağlığınızı korumanız mümkün değildir.

Klima sağlık açısından zararlıdır.
Aksine yaşlılar, kalp, şeker, solunum ve astım rahatsızlığı bulunanlar için klimatize ortamda bulunmaları tavsiye edilmektedir. Sağlık açısından yaşadığımız ve çalıştığımız ortamlardaki havanın 23 derece ve nem oranının da %45 olması tavsiye edilmektedir.

Klimamın gazı bitmiş.
Plazma Tv’ler sonrasında artık pek duymadığımız; “Tüpü Biten Televizyon” efsanesi gibi gazı biten klima efsanesi de kulaktan kulağa yayılmaktadır. Ancak normal şartlarda sistemde belirli bir kaçak olmadığı sürece klimanın gazının bitmesi/eskimesi mümkün değildir. Kapalı bir sistemde gaz sürekli devirdayim ederek aynı görevine devam edecektir.

Vantilatör mü? Klima mı?
Vantilatörün soğutucu etkisi yoktur. Sadece havayı bir yönden alıp diğer yöne götürür ve aldatıcı bir tesir yaratır, ortamın ısı derecesini düşürmez. Vantilatörde motor sarfiyatı az bile olsa, klima ile vantilatörü bire bir ölçtüğünüz zaman klimada enerji sarfiyatı daha düşüktür.

]]>
https://daghan.com/klima-nasil-calisir.dgn/feed 0
iPhone5 Geliyor! https://daghan.com/iphone-5-geliyor-video.dgn https://daghan.com/iphone-5-geliyor-video.dgn#respond Fri, 08 Jun 2012 09:11:02 +0000 https://www.daghan.com/?p=898 Artık Nokia’nın hükümdarlığında, yavaş gelişen mobil telefon zamanlarından çok uzaktayız. Piyasadaki eski etkinliğini kaybetmiş Nokia, finansal krizin çözümünü Microsoft’la ortak işlerde araya dursun, akıllı  telefon piyasası yükselişine devam ediyor.
Tasarım ve teknoloji konusunda Steve Jobs önderdiğinde yeni bir çağı başlatan Apple ile birlikte notebook’lar, mobil telefonlar eskisi gibi değil. Bununla birlikte mobil cihaz piyasasının ihtiyacı olan mobil cihazlar için yaygın işletim sistemi ihtiyacını Google’da Android ile karşılar durumda.
Nielsen tarafından yapılan 2012 1. çeyrek mobil işletim sistemi araştırmasına göre kullanıcıların cihazlarındaki işletim sistemleri aşağıdaki şekilde;

  • Android OS  – 48.5%
  • iOS  – 32.0%
  • RIM Blackberry – 11.6%
  • Windows Mobile –  4.1%
  • Windows Phone – 1.7%
  • Diğer – 2.1%

Sıralamada Android ağırlığı görülse de Iphone’a karşı bir haçlı seferi yapıldığı benzetmesi çok yanlış olmaz. Diğer tüm markalara karşı iOS ile savaşta olan Apple bu yaz sonu çıkacak Iphone 5 ile yine dengeleri değiştireceğe benziyor.
Kendisi cihaz üreticisi olmayan Google’ın Android için en büyük dezavantajı ise halen farklı üreticiler tarafından üretilen farklı platformlarda çalışmak zorunda olması. Farklı platformlarda stabil çalışan yazılım üretmek zor olmakla birlikte bu durum kullanıcılar tarafından en çok eleştirilen durum. Ancak daha fazla CPU ve Ram gücüne sahip yeni cihazlar ile bu sorun çözülmeye çalışılırken Iphone aynı işleri daha düşük işlemci güçleri ile yapabilmekte.
Görsel olarak rakiplerinin gerisinde kalan Iphone’un yaz sonu piyasaya çıkması beklenen yeni modeli Iphone 5, Apple severlerin yüzünü yine güldürecek gibi görünüyor.
Yeni Iphone 5 ‘deki belli başlı değişiklikler;

  • Daha küçük, farklı Mikro Sim kart yuvası.
  • Telefonun altına taşınan kulaklık girişi.
  • Daha küçük ebatlı bir data girişi.
  • Daha ince ve hafif tasarım.
  • Daha büyük ekran ve muhtemelen daha yüksek çözünürlük.
]]>
https://daghan.com/iphone-5-geliyor-video.dgn/feed 0